"2013 yılında en az 1203 işçi yaşamını yitirdi..."

 

İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi tarafından her ayın en geç ilk beş günü içerisinde bir ay öncesine ait dijital, görsel, yazılı basından ve emek-meslek örgütlerinden edindinilen bilgiler sistematize edilerek, çeşitli çözüm önerilerin geliştirildiği ve ayrıca bir sektörümn özel olarak ele alındığı İş Cinayetleri Raporlarının tümüne ulaşmak için tıklayınız

2013 yılı sonuç raporuna ulaşmak için tıklayınız

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından yayınlanan

Editörlüğünü Ebru Öztüm TÜMER'in yaptığı ve

Türkiye İnsan Hakları Kurumu

Devlet Personel Başkanlığı

Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu

Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu

Hak İşçi Sendikaları Konfederasyonu

Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu'nun katkı yaptığı "İşyerlerinde Psikolojik Taciz (Mobbing)Bilgilendirme Rehberi" nin tam metnine ulaşmak için tıklayınız.  http://www.csgb.gov.tr/csgbPortal/ShowProperty/WLP%20Repository/csgb/dosyalar/kitap/kitap07_mobbing

 

Kanunun ilkeler kısmına bakıldığında “Teknoloji, iş organizasyonu, çalışma şartları, sosyal ilişkiler ve çalışma ortamı ile ilgili faktörlerin etkilerini kapsayan tutarlı ve genel bir önleme politikası geliştirmek” ifadesi açıktır. Ancak bu ilke kanunun genel çerçevesine egemen olmamıştır. Gerçektende Kanun kimlerin iş güvenliği uzmanı olabileceğini düzenlerken “İş sağlığı ve güvenliği alanında görev yapmak üzere Bakanlıkça yetkilendirilmiş, iş güvenliği uzmanlığı belgesine sahip mühendis, mimar veya teknik elemanı” ifadesini yer vermiştir. Buna göre 6331 sayılı kanun çalışan sağlığı ve güvenliği konularını yalnızca teknik konular ve mühendislik uğraşısı olarak görmektedir.

Kanun iş güvenliği uzmanlığını mühendis, mimar ve teknik elemanlar ile sınırlandırmasına rağmen,  çalışanların sağlık ve güvenliği teknik ve mühendislik konuları ile sınırlı değildir. Çalışan sağlığını yalnızca teknik ve mühendislik meselesi olarak ele almak, eskimiş bir yöntemdir ve günümüz işyeri ortamı ve çalışma koşulları ile uygun değildir.

Çalışan sağlığı ve güvenliği alanında geleneksel nitelikte ki teknik ve mühendislikten kaynaklanan riskler önemini korumakla birlikte, sosyal ve bireysel nitelikli yeni ve etkili bir dizi risk de ortaya çıkmıştır.

Üretimin örgütlenmesi, sosyal ilişkiler, teknoloji insan ilişkisi, bireylerarası etkileşim, bireysel farklılıklar, sosyal süreçler gibi birçok unsur çalışanların sağlık ve güvenliği üzerinde etkilidir. Çalışan sağlığının sosyal ve bireysel unsurlarına ilişkin örnekler:

  • Ayrımcılık, dışlama, tecrit,
  • Cinsel şiddet ve taciz,
  • Fiziksel şiddet,
  • Sözel şiddet ve tehdit,
  • Psikolojik şiddet,
  • Sosyal yaşamın çalışma yaşamına etkisi,
  • Çalışma yaşamının sosyal yaşama etkisi,
  • Makine-insan etkileşiminin insani boyutu,
  • Müşteri-çalışan etkileşimi,
  • Çalışan-çalışan etkileşimi,
  • Çalışan-işveren etkileşimi,
  • Çalışan-işveren vekili etkileşimi,
  • Hırsızlık, sabotaj, terör eylemi,
  • Aile şiddetinin işyerine yansıması,
  • Strese, kaygıya yol açan sosyal ve bireysel koşullar,
  • İşyeri içerisindeki çalışma yoğunluğu, yükü, işbölümü, hiyerarşi yapısı ve çalışanlar arasındaki rekabetten kaynaklanan olumsuz sosyal ortam,
  • İşyeri kültürü ve davranış kuralları, gelenekleri ve alışkanlıkları,
  • İşten çıkarılma, gelir düzensizliği ve yetersizliği gibi olumsuz etmenlerin çalışanlar üzerindeki etkisi
  • (……)

Özellikle insanların çeşitli biçim ve düzeylerde etkileşimini zorunlu kılan hizmet kesimi işyerlerinde çalışan sağlığı ve güvenliğinin en önemli konusu sosyal unsurlardan kaynaklanmaktadır. Toplam istihdam içerisinde payı artan hizmet kesimindeki çalışanların sağlığının korunması için “sosyal nitelikli” iş güvenliği uzmanlarına gereksinim vardır.

Kanunun ruhuna uygun olarak yukarıda örnek olarak verilen sosyal konular, ne mühendisler, ne mimarlar ne de teknik elemanların eğitim konuları ve uzmanlıkları arasında yer almamaktadır. Mimar, mühendis veya teknik bir elamanının “iş organizasyonu, çalışma şartları, sosyal ilişkiler ve çalışma ortamı ile ilgili faktörler” konusundaki uzmanlıkları sınırlıdır ya da yok denecek kadar azdır. Bu konularda ancak sosyal bilimler alanında disiplinlerarası eğitim almış insanlar etkili olabilecektir. Çalışma koşulları bakımından disiplinler arası uzmanlık konusunda Çalışma Ekonomisi ve Endüstri ilişkileri Bölümü çok özel ve ayrıcalıklı bir konumdadır. Çalışan sağlığı ile güvenliğine ilişkin hukuksal, sosyal, ekonomik, insani ve bireylerarası unsurları Çalışma Ekonomisi ve Endüstri ilişkileri Bölümlerinin müfredatında fazlasıyla bulunmaktadır.

Çalışma koşulları ve ortamı, bireysel ve toplu çalışma ilişkisi, işin insan üzerindeki etkileri konusunda özel bir eğitim almayan mühendis, mimar ve teknik elemanlara iş güvenliği uzmanı olma hakkı verilmiştir. Mühendis ve teknik elemanlar ilgili oldukları alanda uzman olmalarına rağmen, işyerindeki sosyal ve bireysel süreçlerdeki risklere ilişkin uygun yeterlilikleri ve uzmanlıkları bulunmamaktadır. Çalışma ve insan etkileşimini çeşitli ve çok boyutlu unsurları ile ilgili konularda yeterli eğitimi alan Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Mezunlarının bu olanaktan dışlanması yerinde değildir.

Çalışanların sağlık ve güvenliğinin korunabilmesi için yalnızca geleneksel teknik önlemler yeterli değildir. İşyerindeki teknik, sosyal, bireysel, organizasyonel ve çevresel tüm unsurlar bir bütün olarak ele alınmalıdır.

Recep Kapar (25 Nisan 2013)

 

6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu

Teknik unsurlar dışında sosyal ve bireysel unsurlara gönderme yapan kanun maddesi hükümleri

Madde 5 (Risklerden korunma ilkeleri)

“Teknoloji, iş organizasyonu, çalışma şartları, sosyal ilişkiler ve çalışma ortamı ile ilgili faktörlerin etkilerini kapsayan tutarlı ve genel bir önleme politikası geliştirmek”

Madde 3 (tanımlar)

“İşyeri: Mal veya hizmet üretmek amacıyla maddi olan ve olmayan unsurlar ile çalışanın birlikte örgütlendiği, işverenin işyerinde ürettiği mal veya hizmet ile nitelik yönünden bağlılığı bulunan ve aynı yönetim altında örgütlenen işyerine bağlı yerler ile dinlenme, çocuk emzirme, yemek, uyku, yıkanma, muayene ve bakım, beden ve mesleki eğitim yerleri ve avlu gibi diğer eklentiler ve araçları da içeren organizasyonu,”

Teknik unsurlar dışında sosyal ve bireysel unsurlara gönderme yapan gerekçe ifadeleri:

Madde 1 gerekçesi:

“Çalışanların değişen fiziksel ve ruhsal durumlarına göre işin bu kişilere uyarlanması için yol ve yöntemlerin araştırılması ve mümkünse uygulanması”

“İşin kişiye uygun hale getirilmesi”

“Genel bir çalışma ortamı değerlendirmesi ve organizasyonunda, kişilerin farklılığını göz önünde bulundurularak çalıştıkları ortamdaki olaylara farklı tepkiler verebileceklerinin hesaba katılması”

“İşteki ruhsal veya sosyal koşullar dikkate alınarak mümkün olduğu takdirde çalışma yerlerinin farklı kişilerin memnuniyetine uygun olarak tasarlanması,”

“Çalışma koşullarının insani yeteneklere adapte edilerek, işyerindeki tekdüzelik, stres ve tecridin engellenmesi, buna bağlı olarak çalışanların kendi çalışma koşullarının tasarımında görev almasının sağlanması”

“İşvereninin çalışanların kendi aralarındaki iletişimini sağlamaya yardımcı olmak için ayarlamalar yapması ve farklı görevler arasındaki uyum için çaba göstermesi”

Madde 5 gerekçesi:

“Teknik önlemlerin yanında iş organizasyonu ve sosyal imkânlar gibi konularda da yapılacak düzenlemelerin iş sağlığı ve güvenliğini olumlu yönde etkileyeceği de göz ardı edilmemelidir”

 

Yeni okuma:

Okan Güray Bülbül, Çalışma Ekonomisi Mezununun İş Güvenliği Uzmanı Olabilmesinin Önündeki Engeller, [http://okanguraybulbul.com.tr/calisma-ekonomisi-mezununun-is-guvenligi-uzmani-olmasinin-onundeki-engeller/]

Ek okumalar:

Ali Tezel, "Çalışma ekonomisi mezunu, iş güvenliği uzmanı olmak istiyor", [http://www.bloomberght.com/ht-yazarlar/ali-tezel/1335621-calisma-ekonomisi-mezunu-is-guvenligi-uzmani-olmak-istiyor]

Süleyman Çelebi, "Çelebiden İş Güvenliği Uzmanlarına Kanun Teklifi", [http://www.suleymancelebi.org/meclis-calismalari/326/celebiden-is-guvenligi-uzmanlarina-kanun-teklifi#.UXUPE_ksh1w.facebook]

Cem Kılıç, "Ayrıca Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri bölümü mezunlarının da en azından (C) sınıfı iş güvenliği uzmanı olmalarının önündeki engellerin kaldırılması gerektiği kanaatindeyim." [http://www.aksam.com.tr/yazarlar/issiz-muhendis-ve-teknik-okul-mezunu-is-guvenligine-kosuyor/haber-186663]

T.C. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Teftiş Kurulu Başkanlığı tarafından yayınlanan sektörel değerlendirme raporları:http://www.csgb.gov.tr/csgbPortal/itkb.portal?page=baskanlik&id=5

İndir

İÇİNDEKİLER

Giriş

Meslek Hastalıkları Rehberleri

BÖLÜM I: TOZLAR

BÖLÜM I-A: MİNERAL TOZLAR

1. Solunabilir, Kristal Yapıda Silika Tozu

2. Asbest Lifleri İçeren Tozlar

3. İnsan Yapımı Mineral Lifler (Alüminyum Silikat Lifler)

BÖLÜM I-B: ORGANİK TOZLAR

1. Pamuk Tozu

2. Sert Odun Tozu

BÖLÜM II: METALLER

1. Kurşun ve Kurşun Bileşikleri (Alkil Kurşun Bileşikleri Hariç)

2. Alkil Kurşun Bileşikleri

3. Civa ve Civa Bileşikleri

4. Krom (VI) Bileşikleri

5. Kadmiyum ve Kadmiyum Bileşikleri

6. Nikel ve Nikel Bileşikleri

7. Kaynak Duman ve Buharları

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı yeni yasanın zorunlu kıldığı Risk Değerlemesine ilişkin örnek notlar yayınlamaya başladı. İlgili bağlantılarda Bakanlıkça yayınlanan ilk iki nota ulaşabilirsiniz. yayınlanan ilk iki kontrol listesi, apartman/bina/sitelerde ve kuaförlerde 20/6/2012 tarihli ve 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ile 29/12/2012 tarihli ve 28512 sayılı Resmi Gazete`de yayımlanarak yürürlüğe giren İş Sağlığı ve Güvenliği Risk Değerlendirmesi Yönetmeliği uyarınca risk değerlendirmesinin gerçekleştirilmesi sürecinde yol göstermek amacıyla hazırlanmıştır.

 

 

Ertuğrul Bilir-"Sosyal Güvenlik Kurumu dalga mı geçiyor"

"İstatistik ve araştırma verileri, ele alınan konularda sağlıklı kararlar alıp uygulayabilmek için gereklidir. İş kazası ve meslek hastalığı verileri de hükümete, işverenlere, işçilere, sendikalara, hekimlere, uzmanlara ülkedeki durumu ve öncelikli iyileştirme ihtiyaçlarını gösterir. Ülkeler arasındaki veya aynı ülke içinde zaman içindeki değişmeleri gösteren karşılaştırmalar bu verilere göre yapılır. Bilim insanları bu verilere göre, bilimsel yayınlar yaparlar. Kazaların ve hastalıkların mesleklere, işyeri büyüklüklerine, günlere, çalışma saatlerine vb. göre gösterdiği değişikliklerin tüm ilgili kesimler için yol gösterici olması gerekir."

http://www.sendika.org/2013/02/sosyal-guvenlik-kurumu-dalga-mi-geciyor-ertugrul-bilir/

Türkiye İnsan Yönetimi Derneği (PERYÖN

Peryön ve yönetim danışmanlık şirketi Towers Watson tarafından Mayıs ayında iş sağlığı ve güvenliğine yönelik uygulamalara ilişkin yapılan araştırmaya ağırlıkla imalat, hizmet, inşaat, gıda sektörleri olmak üzere, toplam 104 şirket katılmıştır.

http://www.peryon.org.tr/pdf/Is_Sagligi_ve_Guvenligi_Arastirmasi_Raporu.pdf

Sibel Yerdeniz'in Hasan Şahin'le konuşması....

http://t24.com.tr/yazi/is-kazalarini-pazarlayan-kamu-gorevlileri-ve-sendika-temsilcileri-var/6207

"Dün öğlen saatlerinde bir boya fabrikasında yangın çıktı. Boyutlarına rağmen yangın olağan karşılandı; çünkü yer Tuzla, hayatı tehlikede olanlar da işçiydi.  

Savaşlarla yarışabilecek ölüm oranlarına rağmen sıradanlaşan iş kazalarına dair bilgi alabilmek için iş hukukçusu ve sendika avukatı Hasan Şahin’e ulaştık. Kazalara dair sayılardan mevzuata, sendikaların rolünden hukuki sürece dair kapsamlı bilgiler aktaran Şahin’in T24 için verdiği cevaplar şöyle:

‘Türkiye iş kazalarında dünyada üçüncü, Avrupa’da birinci’

- İş kazaları nedeni ile ölüm haberlerini medyada sıkça görüyoruz. Bu kadar iş kazası olması normal mi, başka ülkelerle kıyasladığımız zaman durum nedir?

 Öncelikle belirtmek gerekir ki, yaşanan iş kazalarının çok küçük bir bölümü medyada yer almaktadır. Bunlarda genellikle çok sayıda ölümle sonuçlanmış iş kazalarıdır. Oysa ülkemizde iş kazaları, medyaya yansıyanla kıyaslanamayacak kadar çok sayıda yaşanmaktadır. Türkiye iş kazalarında Avrupa’da birinci, dünyada da üçüncü sırada yer alıyor.

Eski Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sayın Ömer Dinçer’in bir soru önergesine verdiği cevaba göre, 1999-2008 yılları arasında iş kazalarında hayatını yitiren işçi sayısı 10 bin 570. Devlet Denetleme Kurulu raporuna göre, son beş yılda yalnızca madenlerde olan iş kazası sayısı 30.184. (Akşam Gazetesi-29.06.2011)

‘2002-2011 arasında 10 bin 804 işçi öldü’

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik’in açıklamalarına göre, Türkiye’de 2002-2011 yılları arasındaki iş kazalarında 10 bin 804 işçinin hayatını kaybetmiştir. Aynı tarihler arasında Türkiye genelinde 735 bin iş kazası yaşanmıştır. (Vatan Gazetesi-02.06.2012)

SGK 2009 yılı iş kazaları istatistiklerine göre yalnızca bu yıl içinde meydana gelen iş kazası sayısı 64.316. Bu kazalarda ölen işçi sayısı 1.171, yaralı sayısı ise yaklaşık 35.bindir.

Türkiye ölümlü kaza sıklığı açısından, Avrupa Birliği’ne mensup 15 ülke ortalamasının 7 katından daha fazla bir kaza sıklığına sahiptir. İncelenen 10 ülke arasında, ölümlü kaza sıklığında Türkiye ve Rusya, Hindistan’ın ardından en yüksek sıklığa sahiptir.

Türkiye iş göremezlik kaza sıklığı açısından, incelenen 4 ülke arasında, en yüksek sıklığa sahip ülke olarak görülmektedir.  Bu değer, Almanya ve Finlandiya gibi iş güvenliğine çok önem veren ülkelerden 10 kat daha fazladır. (Türkiye’deki İş Kazalarının Genel Görünümü ve Gelişmiş Ülkelerle Kıyaslanması-Hüseyin Ceylan)"

Devamı: http://t24.com.tr/yazi/is-kazalarini-pazarlayan-kamu-gorevlileri-ve-sendika-temsilcileri-var/6207

Çağrı Merkezlerinde İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Raporu ve Çözüm Önerilerimiz

Çağrı Merkezi Çalışanları Derneği / Ocak 2013

Bu rapor Çağrı Merkezi Çalışanları Derneği tarafından, çağrı merkezlerindeki çalışma koşullarının işçi sağlığı ve iş güvenliği açısından değerlendirilmesi amacıyla yazılmıştır. 

Çağrı Merkezi Sektörünün Genel Görünümü

Dünyada toplam 11,5 milyon insanın çağrı merkezlerinde çalıştığı, Türkiye’de bu sayının 30.000’lere ulaştığı bilinmektedir. Türkiye’de çağrı merkezi sektörünün önümüzdeki yıllarda daha da büyüyeceği öngörülmektedir.

Çağrı Merkezi Çalışanları Derneği, Türkiye’de çağrı merkezi sektörü hakkında değinilmesi gereken hususları şu şekilde tanımlamaktadır:

  • Çağrı merkezlerinde yaklaşık 30.000 çalışan mevcuttur. Çalışanların yaş ortalaması 26-28’dir. Türkiye’de toplam çalışanların %23’ü kadın işçi iken, çağrı merkezlerinde çalışanların %70’i kadındır. Çağrı merkezi sayısı ise geçen senelere göre hızla artmaktadır.
  • Çağrı merkezlerindeki işçi sirkülasyonunun çok yüksek olduğu bilinen bir olgudur. Sitemizde yaptığımız anket sonuçları da bu bilgiyi doğrulamaktadır. Çağrı merkezlerinde çalışmanın geçici bir iş olarak görülmesi ve çalışma koşullarının iyileştirilmemesi bu sirkülasyonun artışında en önemli etmenlerdendir.
  • Çağrı merkezlerinde dış kaynak kullanımının hızla arttığı görülmektedir. Çağrı merkezlerinin Anadolu’da yaygınlık göstermeye başlaması dikkat çekicidir.
  • Raporun tamamı için : http://www.gercegecagrimerkezi.org/2013/02/cagri-merkezlerinde-isci-sagligi-ve-is-guvenligi-raporu/

 

 A. Gürhan Fişek, "Şehitler İş Kazası Kurbanı mı?", Çalışma Ortamı Dergisi, Kasım – Aralık 2012

"TSK, profesyonel asker istihdamının yanında, bunların sağlık güvenlik kurallarına uygun eğitilmeleri, çalıştırılmalarını öngören çağdaş işletmecilik kurallarını da kullanmalıdır. Çatışmanın en yoğun olduğu bölgelerden merkeze doğru iş güvenliği uzmanı istihdamı arttırılmalıdır. Profesyonel olarak görev yapan asker ve güvenlik güçlerinin yaşadıkları meslek bağlantılı yaralanmalar iş kazası sayılmalıdır. Bu personelin yetiştirilmesinde, iş sağlığı ve güvenliği ağırlıklı olarak ele alınmalıdır."

Dergi web sitesi: http://calismaortami.fisek.org.tr/

Fişek Enstitüsü: http://www.fisek.org.tr/

Ali Tezel (Bloomberg-HT) 20 Kasım 2012 Salı

"İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu, Haziran 2012'de TBMM'de kabul edildi. Yasa yürürlüğe tam olarak girdikten sonra tüm iş ve işyerleri, iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerine uymak zorunda. 10 veya daha çok işçi çalıştıranlar uzman istihdam edecek veya hizmet alacak"

http://www.bloomberght.com/ht-yazarlar/ali-tezel/1250787-is-sagligi-ve-guvenligi-yasasinda-kafalar-karisik

"İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği bütün çalışanları ilgilendiren, çalışma yaşamının en temel unsurlarından biridir. İşçi sağlığı ve iş güvenliğine ilişkin göstergeler, temel insan hakları, çalışma yaşamı ve ülkelerin gelişmişliklerine ilişkin önemli göstergeler sunmaktadır. Ancak SGK ve diğer resmi istatistikler göstermektedir ki ülkemizde İşçi sağlığı ve iş güvenliğine ilişkin gereken önem verilmemekte; yasa, yönetmelik ve uygulamalarda yetersiz kalınmaktadır. Gerek işveren kesimi gerekse kamu işvereni konumundaki devlet, neo liberal ekonomik politikaların da etkisiyle konuya gereken özeni göstermemektedir. Küreselleşme ve neoliberal ekonomi politikaları sonucunda iş güvencesinin azalması, esnek çalışma biçimleri, çalışma koşullarının ağırlaşması; özelleştirme, sendikasızlaştırma ve taşeronlaştırmanın yaygınlaşması; sosyal güvenlik ve güvenceden yoksun kayıt dışı işçilik ve çocuk işçi çalıştırma, iş kazalarının nedenleri arısındadır. Bu nedenle ülkemiz iş kazalarında Avrupa ve dünyada ilk sıralarda; ölümlü iş kazalarında ise Avrupa’da birinci, dünyada üçüncü sırada yer almaktadır."

http://www.mmo.org.tr/resimler/dosya_ekler/e2a852565a099c2_ek.pdf

Mesleksel Kanserler-Sıklıkla görmezden gelinen sosyal bir yara [Marie-Anne Mengeot, Tony Musu ve Laurent Vogel, ETUI işbirliği ile] [Çeviri Editörü Meral Türk], Türk Tabipler Birliği Yayını, Ekim 2012, Ankara.

http://www.ttb.org.tr/kutuphane/meslekselkanserler.pdf (tam metin .pdf)

Devlet Denetleme Kurulu tarafından Türkiye’de madencilik sektöründe yürütülen faaliyetlerin iş sağlığı ve güvenliği açısından araştırılması, incelenmesi ve değerlendirilmesi” hakkında hazırlanan 08/06/2011 tarih ve 2011/3 sayılı Araştırma ve İnceleme Raporu

Özet

Tam metin

"TİSK’in ve TÜSİAD’ın üyesi bulunduğu Avrupa İş Dünyası Konfederasyonu BUSINESSEUROPE, Avrupa Birliği’ne yeni üye olan veya katılım sürecinde bulunan ülkelerdeki üye işveren ve sanayi teşkilatlarına yönelik olarak, “BOSMIP” (Tek Pazar Entegrasyonunda İş Dünyası Örgütleri)” başlığıyla Avrupa Birliği Komisyonu tarafından desteklenen bir proje yürütmektedir. TİSK ve TÜSİAD projenin yararlanıcıları arasında bulunmaktadır."

http://www.tusiad.org/__rsc/shared/file/IsSagveGuvCevSemDesif.pdf

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının çalışırken veya çalışma ile ilgili bir nedenle ortaya çıkan sağlık ve güvenlik sorunlarına ilişkin verileri aşağıdadır.

  • 2002-2011 yılları arası ölenlerin sayısı
  • 2002-2011 yılları arası iş kazası sayısı
  • 2002-2011 yılları arası iş kazası ve meslek hastalığı sonucu kaybedilen gün sayısı
  • 2002-2011 yılları arası sürekli işgörmezlik-sakatlık

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca hazırlanan “İş Sağlığı ve Güvenliği Kanun Tasarısı” hakkında hazırlanan TMMOB görüşü, 9 Mayıs 2012 tarihinde TBMM Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu’na sunuldu.

http://www.tmmob.org.tr/resimler/ekler/2417443f1b5877e_ek.pdf?tipi=19&;turu=H&sube=0

"Bu süreçte, işçi sağlığı ve güvenliğine ilişkin görüşlerimiz çeşitli kereler sunulmuş olup bu kez gönderilen Yasa Tasarısına ilişkin önceki görüş ve önerilerimize ek olarak genel değerlendirmelerimiz aşağıda paylaşılmıştır. Bu nedenle, söz konusu Tasarı Taslağına ilişkin görüşlerimizin bir bütün olarak değerlendirmeye alınması gerektiğine ayrıca dikkat çekmek isteriz. "

http://iyh.istabip.org.tr/index.php?option=com_content&;view=article&id=226:isci-sagligi-ve-is-guvenligi-kanun-tasarisi-kabul-edilemez

TİSK İş Sağlığı ve Güvenliği Kanun Tasarısı Semineri 25 Nisan 2012 tarihinde Ankara’da yapıldı

Metin Avcıoğlu-İş güvenliği uygulamalarında sağlık, iş güvenliğinin ayrılmaz bir parçasıdır.

Yani iş güvenliğinin asıl amacı, işçilerin sağlığını korumak ve işin idamesini sağlamaktır. Dolayısıyla “iş güvenliği” tamlaması, aynı zamanda “iş ve işçi sağlığını” da ihtiva eder. 

http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=1277257&;title=is-sagligi-ve-guvenligi-kanunu-tasarisi-hakkinda-gorusler

Osman Arolat-Türkiye'de son on yılda yıllara göre 60 bin ile 80 bin arasında iş kazası oluyor. Bu kazalarda 1400 ile 1900 kişi sürekli iş görmezli durumuyla karşılaşıyor. 800 ile 1400 arasında çalışan da ölüyor. Bu alanda kaza sayılında son yıllarda nisbi bir azalma olsa da sürekli iş görmezlik ve ölüm sayılarında artış gözleniyor. Bu açıdan bütün işyerlerini içine alan ve denetimi artıran ve eğitim zorunlulukları getiren yeni iş güvenliği ve iş sağlığı yasa tasarısı bu alanda atılmış doğru adım olacaktır. Doğaldır ki, bu adım atılırken çalışma yaşamının taraflarının önerileri de dikkatle ele alınmalıdır. http://www.dunya.com/%C4%B0%C5%9F-g%C3%BCvenli%C4%9Fi-ve-i%C5%9F%C3%A7i-sa%C4%9Fl%C4%B1%C4%9F%C4%B1-i%C3%A7in-yeni-yasa-osman-arolat_17_0_yazar.html

Mehmet KAYA/Hüseyin GÖKÇE- İş güvenliği ve işçi sağlığı alanındaki düzenlemeleri yasal çerçeveye oturtmak için hazırlanan yasa taslağı Bakanlar Kurulu'na sunuldu. 
DÜNYA'nın elde ettiği taslağa göre, güvenlik kuvvetlerinin eğitim, tatbikat ve operasyonları dışında kamu ve özel sektördeki bütün çalışma alanları iş sağlığı ve güvenliği kuralları kapsamına alınıyor. 50'den fazla işçi çalıştıran işyerleri iş sağlığı ve güvenliği kurulu kurmak, tam gün işyeri hekimi çalıştırması gerekli görülen işyerleri güvenliği ve iş sağlığı birimi kurmak zorunda kalacak. Düzenlemeye işveren kanadını temsilen TİSK karşı çıkıyor. http://www.dunya.com/%C4%B0%C5%9F-g%C3%BCvenli%C4%9Finde-yeni-d%C3%B6nem_144008_haber.html
   
© recepkapar.net